Ceviz mi, meşe mi, kayın mı?
Üç ağacı da seviyoruz ama aynı iş için sevmiyoruz. Renk, damar, sertlik ve fiyat üzerinden dürüst bir karşılaştırma.

Atölyede en çok duyduğumuz soru bu. Kestirme cevap yok; doğru ağaç, nereye ve nasıl kullanacağınıza göre değişir. Üçünü de aynı tezgahta işliyoruz, farklarını her gün elimizle görüyoruz.
Ceviz: baş köşenin ağacı
Koyu, sıcak, hareketli damarlı. Işık vurdukça ton değiştirir; iki ceviz masa hiçbir zaman birbirinin aynısı olmaz. Sertliği yemek masası ve sehpa gibi yoğun kullanılan yüzeyler için fazlasıyla yeterlidir. Üçünün içinde en pahalısıdır çünkü ağacı yavaş büyür ve geniş temiz lata çıkarmak zordur. Salonun ana parçası olacak işlerde ilk önerimiz genelde cevizdir.
Meşe: dayanıklılığın adı
Açık bal tonunda, belirgin ve dik damarlı. Çok serttir; kitaplık rafı, merdiven, yoğun kullanılan masa tablası dediğinizde meşe konuşur. Damarı belirgin olduğu için sade ve modern hatlarda bile yüzeyi boş görünmez. Fiyatı cevizin altında, kayının üstündedir. Açık renk mobilya isteyen ama lake istemeyenlere de meşe öneririz.
Kayın: dürüst emekçi
Açık krem pembe tonunda, ince ve sakin dokulu. Bükülmeye ve darbeye dayanımı iyidir; sandalye, iskelet ve çekmece kızağı gibi görünmeyen ama işi taşıyan yerlerin standart ağacıdır. Fiyatı en uygunudur. Kayından komple mobilya da yaparız; sade, hafif ve bütçe dostu ister misiniz, kayın oradadır.
Peki hangisi?
Şöyle özetleyelim: göz önünde duracak ve yıllara meydan okuyacaksa ceviz; yük taşıyacak ve açık renk kalacaksa meşe; iskelette çalışacak ya da bütçeyi koruyacaksa kayın. Çoğu işte bu üçünü karıştırırız: ceviz kapaklı bir konsolun iskeleti kayın, rafı meşe olabilir. Hangi parçada hangi ağaç varsa etikette tek tek yazarız; karar sizin, beyan bizim.
SORUNUZ MU VAR
Rehberin cevaplamadığı bir durum varsa telefonla ya da atölye formundan sorun; bir iş günü içinde dönüyoruz.

